JİTEM ana davasıyla birleştirilen Musa Anter davası ertelendi

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen birleştirilen JİTEM ana davası ve Musa Anter davasının 12. duruşmasında tutuklu sanık Hamit Yıldırım ile tutuksuz sanıklar Ahmet Turan Altaylı ve Savaş Gevrekçi dinlenildi. Mahkeme heyeti verdiği...

JİTEM ana davasıyla birleştirilen Musa Anter davası ertelendi

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen birleştirilen JİTEM ana davası ve Musa Anter davasının 12. duruşmasında tutuklu sanık Hamit Yıldırım ile tutuksuz sanıklar Ahmet Turan Altaylı ve Savaş Gevrekçi dinlenildi. Mahkeme heyeti verdiği ara kararda duruşmayı 14 Mart 2017 tarihine erteledi.
Yazar Musa Anter’in 1992 yılında öldürülmesi ve AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu’nun da yaralanmasına ilişkin açılan dava ile birleştirilen JİTEM ana davasının 12. duruşması Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Ahmet Turan Altaylı ve Savaş Gerçekçi, müşteki ve müdafi avukatları katıldı. Davada tek tutuklu sanık olan ve Tekirdağ Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Hamit Yıldırım SEGBİS sistemi ile duruşmaya katıldı. Duruşmada ilk önce Ahmet Turan Altaylı dinlenildi. Altaylı, Musa Anter’in öldürülmesiyle ilgili hiçbir ilgisinin olmadığını öne sürerek 2013 yılında Ankara’da daha sonrada Diyarbakır’da savcılara ifade verdiğini ve olaylarla ilgisinin olmadığını savcılara söylediğini kaydetti. Altaylı, mahkeme başkanının sorusu üzerine 1985 yılı öncesinde "Nebi" kod adıyla anıldığını belirterek, "İtirafçı olduktan sonra JİTEM adı altında yasadışı eylemlere karıştığım iddialarını kabul etmiyorum" dedi.
JİTEM’i, Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı olarak bildiğini ifade eden Altaylı, kuruluşun yalnızca istihbarat topladığını bildiğini, başka bir şey bilmediğini savundu. Altaylı, "JİTEM’e yönelik atfedilen suçlamalarla ilgili bilgim yok. Gazetelerde gördüğüm kadar biliyorum" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının sorusu üzerine sanıklardan Savaş Gevrekçi’yi tanımadığını, askeriye kampüsünde gördüğünü öne süren Altaylı, "Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı tanımıyorum. Ancak fotoğrafları gazetelerde çıktığı zaman görev yaptığım kampüste gördüm diye hatırlıyorum. Kendisiyle bir faaliyetim olmadı. Musa Anter’i yzar olarak bilirdim. Ama kendisini tanımıyorum. Yüz yüze hiç gelmedik" dedi. Musa Anter’in öldürülmesi hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine ise Altaylı, "Musa Anter’in öldürülmesinin ardından tabiki düşüncelerim oldu. Ama bir yorum yapmayacağım, konuşmak istemiyorum" yanıtını verdi.
Altaylı, Ahmet Cem Ersever hakkında bir soru sorulması üzerine, "Musa Anter’in katli olayının yaşandığı tarihte Binbaşı Ahmet Cem Ersever’in Ankara’daki görevinin ne olduğunu bilmiyorum. 1991 yılında Jandarma İstihbarat Grup Komutanı olduğunu biliyorum. Ben Jandarma Asayiş Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde sivil memur olarak görev yapıyordum. JİTEM mensubu değilim" dedi.

Altaylı’ya "FETÖ" sorusu
Altaylı, Diyarbakır’da savcılığa verdiği ifadesinde kendisinin Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığında görev yapan bir personel olduğunu söylediğini ancak savcının JİTEM diye yazdığını iddia etti. Bunun üzerine davanın savcısı Altaylı’ya, Diyarbakır’da savcıya ifade vermeden önce FETÖ mensubu polislerle irtibat kurup kurmadığını, FETÖ’cü polislerin kendisini yönlendirmeye çalışıp çalışmadığını ve Diyarbakır’da ifade verdiği savcının FETÖ mensubu olduğu hakkında bir izlenim edinip edinmediğini sordu. Altaylı, ifadeyi sohbet havasında verdiğini belirterek, "Ben ifademde JİTEM’i kullanmadım ama ifadede boydan boya JİTEM var. İfademi ben o esnada okumamıştım. Daha sonra ısrarla ’JİTEM’ kelimesinin kullanıldığını gördüm. Ben ifademde Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı ifadesini kullandım. Bana ’Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ı sorduğunda, benim onu tanığıdım izlenimi verecek şekilde ifadelerin tutanağa geçtiğini gördüm. Ben Mahmut Yıldırım’ı tanımıyorum. Bu ifadenin sanki yönlendirilmiş olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Altaylı’nın ardından tutuklu sanık Hamit Yıldırım söz aldı. Kendisinin olaylarla bir alakasının olmadığını öne süren Yıldırım, olayların olduğu tarihlerde kendisinin 18 yaşında olduğunu söyledi. Kendisine FETÖ’nün kumpas kurduğunu savunan Yıldırım, "Şırnak’taki FETÖ imamı yurt yapmak için benim arsamı istedi. Ben bunu kabul etmeyince bana kumpas kurdular. Daha sonra savcı Osman Coşkun’un talimatı ile yargılanmaya başladım. Ben yıllardır koruculuk yapıyorum" dedi. Yıldırım, tahliyesini talep etti.
Duruşmanın savcısının mütalasını vermesinin ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Mahmut Yıldırım’ın defteri olduğu iddia edilen belgenin bir sonraki celsede incelenmesine karar verdi. Tutuklu sanıklardan Hamit Yıldırım’ın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti davayı 14 Mart 2017 tarihine erteledi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.